İçeriğe geç
  • Dolar 49,3323 ▲ %0,09
  • Euro 55,4118 ▼ %0,06
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.650,73 ▲ %0,09
  • Çeyrek Altın 10.841,11 • %0,00
  • Gümüş 96,46 ▲ %0,09
  • Bitcoin 4.113.967 ▲ %0,69
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Asayiş

Deniz Göktaş New York Times'a konuştu

Deniz Göktaş cezaevindeki süreci New York Times'a anlattı. Göktaş, tutuklanmasına neden olan gösterisi için "Bir saniye bile pişman olmadım" dedi.

Deniz Göktaş New York Times'a konuştu

Deniz Göktaş cezaevindeki süreci New York Times'a anlattı. Göktaş, tutuklanmasına neden olan gösterisi için "Bir saniye bile pişman olmadım" dedi.

Deniz Göktaş, "Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisi nedeniyle tutuklanarak 3 ay cezaevinde kaldı. Tahliye kararının ardından The New York Times'a (NYT) geniş kapsamlı bir röportaj verdi.

Türkiye'deki ifade özgürlüğü, otosansür, siyasi mizah ve mizahçıların karşılaştığı hukuki baskılara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Göktaş, cezaevi sürecinin sanatsal ilkelerinden ve özgüveninden ödün vermesine yol açmadığını söyledi.

Popülaritesi arttıkça gösterilerinde otosansür uygulamaya başladığını ve bu durumun kendisini ikiyüzlü hissettirdiğini aktaran Göktaş, sonuçlarını düşünmeden komik bulduğu her şeyi yeniden söyleme kararı aldığını dile getirdi.

Yaşadığı dönüşümü "Hücredeki ilk günümde hayatımın en güzel uykusunu uyudum" sözleriyle özetleyen ünlü komedyen, bu sürecin ardından kendisinden duyduğu şüphenin ortadan kalktığını ve sarsılmaz bir özgüven kazandığını kaydetti.

Röportajın en dikkat çekici bölümünde cezaevi sürecindeki hissiyatını paylaşan Deniz Göktaş, tutuklanmasına neden olan gösterisinden dolayı en ufak bir pişmanlık duyup duymadığı sorusuna net yanıt verdi.

Hayatında kendisini en az yalnız hissettiği dönemi cezaevinde yaşadığını belirten komedyen, "Bir saniye bile pişman olmadım. Özgürce konuşabilirsiniz, korkmak zorunda değilsiniz. Üç ay cezaevinde kalmak korkunç ama bir sanatçının bir ilkeyi savunmak uğruna katlanamayacağı bir şey olmadığını göstermek istedim" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin geçmişte de pek özgür bir ülke olmadığını ifaden eden Göktaş, buna rağmen ana akım televizyonda kendi yaptığı şakalardan çok daha sert espriler yapıldığını söyledi.

Kendisi gibi onların da sorunlar yaşadığını ancak şaka yapmanın sonuçlarının bu kadar ağır olmadığını söyledi. Kendisini o komedyenlerle kıyaslayan Göktaş, "Benim esprilerimi duysalar hafif bulurlardı" dedi.

Siyasi otoritenin şakalara karşı tahammül seviyesinin düştüğünü ifade eden Göktaş, yöneticilerin espriler karşısında bu derece kırılganlaşmasının aslında komedinin ne kadar etkili ve güçlü bir enstrüman olduğunu kanıtladığını söyledi.

Komedinin otoriter yapılarla mücadeledeki rolüne de değinen başarılı isim, mizahın insanlara empati, motivasyon ve konuşma cesareti veren bir tür "psikolojik destek" işlevi gördüğünü ifade etti.

Odatv.com

Kaynak: Odatv

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…